Her konuda olduğu gibi güneş gözlüklüğü seçimimde de sabit fikirli bir insan olmuşumdur, farklı markalardan ama hep pilot modeli. Son iki sezondur tekrar moda olan John Lennon tarzı yuvarlak çerçeveli gözlükleri başkalarında görüp çok beğeniyor ama kendime yakıştıramıyordum taaki Bottega Veneta'nın bu modelini deneyene kadar. "Esheen asli", ben artık hayata farklı çerçeveden bakıyorum, size de tavsiye ederim...
20 Eylül 2012 Perşembe
18 Eylül 2012 Salı
Hunter
A'dan Z'ye bildiğimiz bütün tasarımcıların her sezon önümüze model model yağmur botu koymalarını boşuna bir gayret olarak nitelendiriyorum. İskoçya'da 1800'lerde üretilmeye başlanan Hunter botlar, hem stili hem de rahatlığıyla tartışmasız sınıfının birincisi. Klasik modeli olan Wellington'dan vazgeçemesem de bu sezonun yeni modeli Calidore'ye gözüm takıldı. Daha kaliteli lastikten üretilen Calidore ayrılabilir iki parçadan oluşuyor, ister uzun ister kısa giyebiliyorsunuz, sadece kahverengi ve siyah renkleri olan botun orjinalinden bir diğer farkı da önündeki Hunter logosunun metal olması. "Esheen asli", yağmurda çamurda rahatça giyilebilen bu lastik botlardan bir kere aldınız mı bir türlü eskimediği için bir daha kurtulamıyorsunuz. Giyin botları, yürüyün yağmurda, bir de şarkı mırıldanın, Dido'dan "Hunter" ı mesela...
Fedora Şapkalar
Ara mevsimleri hiç sevemedim gitti, sabah uyandığımda havayı yağmurlu görüp kalın giyiniyorum, dışarı çıkıncaya kadar güneş açıyor. Lahana gibi kat kat giyin, hırkayı giy çıkart, kot fazla etek az geliyor derken, ansızın yağan yağmur tuzu biberi oluyor günün. Oldum olası şemsiye taşımak bana zor gelmiştir, büyük olsa kolumda, küçük olsa çantamda bir fazlalık, orada burada unutup geri dönmek de cabası. Ayrıca şunu da itiraf edeyim ki, sağımda solumda açık şemsiyelerin olması beni fazlasıyla tedirgin ediyor, her an bir tanesinin sivri ucu gözüme girecekmis gibi hissediyorum. Bunların hepsi belki bahane ama ben şapka seviyorum. Özellikle biraz maskülen olan fedora şapkaları. Bu sezon Giorgio Armani'nin eğimli, keçe ve kadife dokulu fedorası benim favorim. "Esheen asli", bu kış tarzınıza uygun bir şapka ile kıyafetinizi tamamlamaya gayret edin, gözümüzün çıkma riskini gözümüze hitap ederek ortadan kaldırmış olursunuz...
12 Eylül 2012 Çarşamba
Bugünkü modum; Sakin
Üst: Zadig et Voltaire
Jean: J Brand
Çanta: Zagliani
Bot: Prada
Gözlük: Chanel
Günün şarkısı: Noir&Haze'den Around
Jean: J Brand
Çanta: Zagliani
Bot: Prada
Gözlük: Chanel
Günün şarkısı: Noir&Haze'den Around
8 Eylül 2012 Cumartesi
Zamanın Durduğu yer, Kapadokya
Sizin de başınıza gelir mi bilmiyorum, ben bazen sabah uyandığımda, yaşadığım şeylerin gerçek mi yoksa rüya mı olduğunu düşünürüm birkaç dakika, hatta ohh rüyaymış dediğim zamanlar daha çok olur. Bu sabah aynı bu şüpheyle uyandım, yataktan fırlayıp fotoğraf makineme baktım ve ohhh gerçekmiş, ben son iki günümü Kapadokya'da daha doğrusu zamanın durduğu yerde geçirmişim dedim. Dünyanın harikalarından biri sayılan ve her yıl binlerce turistin akın ettiği bölgeye uçakla bir saat uzaklıkta yaşayıp bu yaşa kadar hiç gitmemiş olmam benim ayıbım tabii. Nevşehir'de uçaktan inip Uçhisar'daki otele giderken yolda uçsuz bucaksız düzlüğü Nevada'ya, aralardaki tepeleri Capetown'daki Masa dağına benzetmem bence en trajikomik olaydı.
Sizlere milyonlarca yıl önce çevredeki volkanik dağların püskürttüğü lav ve küllerinden oluşan peri bacalarının güzelliğinden, zamanla eriyip yok olmasından ve yenilerinin soğuk havanın genleşmesiyle yerlerden çatlayarak oluşmasından, içlerinin binlerce yıl önce oyulup yaşanmasından bahsetmeyeceğim. Bunların en güzel örneklerini Paşabağ, Hayal vadisi, Ürgüp ve Göreme Açıkhava müzesinde görebilirsiniz. Buralar ayrıca Hıristiyanlık tarihi açısından çok önemli. 4.yy'da bütünlüğü korumak için Göreme'de ilk manastır kuruluyor. O dönemde düşman saldırılarından korunmak için Kaymaklı'da 4 km. karelik yeraltı şehri kuruluyor, 6 ay hiç dışarı çıkmadan yerin altında yaşayabiliyorlar, o tüneller, havalandırma delikleri, mutfaklar, kiliseler, ahırlar, odalar o yıllarda yerin altında nasıl yapılmış anlamak mümkün değil.
Benim esas bahsetmek istediğim "Hot air balloon" deneyimim. Sabah 5 gibi balon ekibi bizleri otelden alip tüm balonların kalktığı araziye getiriyor, henüz şişmekte olan çok sayıda balon olduğunu görünce soruyorum detayları. Dünyada sadece Kapadokya'da bu kadar fazla sayıda balon hergün havalanırmış, şu anda bölgede 120 balon var ve bunlar 12 ay boyunca her sabah uçuyorlar. Sepetlerinin boylarına göre 12 ila 30 kişi bir balona binebiliyor. Yaklaşık 1 saat süren yolculuğa başlamadan önce bize iniş esnasında nasıl durmamız gerektiği öğretiliyor. Tüpler hazır, kameralar hazır evet uçmaya başlıyoruz rengarenk 120 balon, önce biraz ürkütücü, biraz yükselince, güneşin yavaş yavaş doğmasıyla birlikte o sessizlik ve görsellikten öyle bir büyüleniyorsunuz ki kamerayı falan bırakıp sadece o sonsuzluk anını yaşamak istiyorsunuz. İnanmayacaksınız ama yanımdaki Japonlar bile anı yaşamak için makinalarını bıraktılar. 600 mt.'ye kadar yükseldik, arada vadilere alçaldık, süzüldük, güneşe, renklere, coğrafyaya, huzura ve sonsuzluğa aşık olduk. Yer ekipleri bizi takip ederek rastgele indiğimiz arazide karşıladılar ve hepimize şampanya eşliğinde uçuş sertifikamızı verdiler. Ardından Aşk Vadisinde bizim için hazırlanmış açık hava kahvaltısına götürdüler. Bir gün önce Kızıl vadide batırdığımız güneş bu sabah bizi Aşk vadisinde selamlıyordu.
"Esheen asli" dolu dolu 2 gün bile tüm bölgeye yetmiyor, gezilecek görülecek çok şey var, benim gibi geç kalmadan gidin derim. Gürültü yok, trafik yok, bölgenin enfes şarapları var, çok lezzetli testi kebabı var, çanakları çömlekleri var, dünya tarihi var ve en önemlisi huzur var..
Sizlere milyonlarca yıl önce çevredeki volkanik dağların püskürttüğü lav ve küllerinden oluşan peri bacalarının güzelliğinden, zamanla eriyip yok olmasından ve yenilerinin soğuk havanın genleşmesiyle yerlerden çatlayarak oluşmasından, içlerinin binlerce yıl önce oyulup yaşanmasından bahsetmeyeceğim. Bunların en güzel örneklerini Paşabağ, Hayal vadisi, Ürgüp ve Göreme Açıkhava müzesinde görebilirsiniz. Buralar ayrıca Hıristiyanlık tarihi açısından çok önemli. 4.yy'da bütünlüğü korumak için Göreme'de ilk manastır kuruluyor. O dönemde düşman saldırılarından korunmak için Kaymaklı'da 4 km. karelik yeraltı şehri kuruluyor, 6 ay hiç dışarı çıkmadan yerin altında yaşayabiliyorlar, o tüneller, havalandırma delikleri, mutfaklar, kiliseler, ahırlar, odalar o yıllarda yerin altında nasıl yapılmış anlamak mümkün değil.
Benim esas bahsetmek istediğim "Hot air balloon" deneyimim. Sabah 5 gibi balon ekibi bizleri otelden alip tüm balonların kalktığı araziye getiriyor, henüz şişmekte olan çok sayıda balon olduğunu görünce soruyorum detayları. Dünyada sadece Kapadokya'da bu kadar fazla sayıda balon hergün havalanırmış, şu anda bölgede 120 balon var ve bunlar 12 ay boyunca her sabah uçuyorlar. Sepetlerinin boylarına göre 12 ila 30 kişi bir balona binebiliyor. Yaklaşık 1 saat süren yolculuğa başlamadan önce bize iniş esnasında nasıl durmamız gerektiği öğretiliyor. Tüpler hazır, kameralar hazır evet uçmaya başlıyoruz rengarenk 120 balon, önce biraz ürkütücü, biraz yükselince, güneşin yavaş yavaş doğmasıyla birlikte o sessizlik ve görsellikten öyle bir büyüleniyorsunuz ki kamerayı falan bırakıp sadece o sonsuzluk anını yaşamak istiyorsunuz. İnanmayacaksınız ama yanımdaki Japonlar bile anı yaşamak için makinalarını bıraktılar. 600 mt.'ye kadar yükseldik, arada vadilere alçaldık, süzüldük, güneşe, renklere, coğrafyaya, huzura ve sonsuzluğa aşık olduk. Yer ekipleri bizi takip ederek rastgele indiğimiz arazide karşıladılar ve hepimize şampanya eşliğinde uçuş sertifikamızı verdiler. Ardından Aşk Vadisinde bizim için hazırlanmış açık hava kahvaltısına götürdüler. Bir gün önce Kızıl vadide batırdığımız güneş bu sabah bizi Aşk vadisinde selamlıyordu.
"Esheen asli" dolu dolu 2 gün bile tüm bölgeye yetmiyor, gezilecek görülecek çok şey var, benim gibi geç kalmadan gidin derim. Gürültü yok, trafik yok, bölgenin enfes şarapları var, çok lezzetli testi kebabı var, çanakları çömlekleri var, dünya tarihi var ve en önemlisi huzur var..
3 Eylül 2012 Pazartesi
47 Gün
Tarihçi Cemal Kutay'ın arşivinden, yayınlanmamış kaynaklar ve hatıralardan oluşturduğu belgesel kitabı "47 Gün" elime geçtiğinde hiç bu kadar etkileneceğimi düşünmemiştim. Altı yüz yılı geçen Osmanlı İmparatorluğu'nun 36 padişahı içinde Avrupa merkezlerine ilk ve son olarak giden Sultan Abdülaziz'in 47 günlük yolculuğunun anılarını hayretler içinde bazen gülerek bazen de üzülerek bir çırpıda okudum. Sultan Abdülaziz'in 1867 yılında Paris Milletlerarası sergisinin şeref misafiri olarak Batıyı ziyaret ederken gördükleri kendisine "mesafe ne zaman açıldı" sorusunu sormasına neden oluyor. Gezide sultanın yanından ayrılmayan İstanbul Şehremini Ömer Faiz Efendi, tuttuğu günlüklerle bu bilgilerin bize kadar ulaşmasını sağlıyor.
"Bütün Avrupa'nın gündemini oluşturan bu gezi Paris'te başlayarak Almanya, Belçika, Avusturya ve İngiltere'ye kadar devam etti. Sultan Abdülaziz Paris'ten ayrılırken Le Figaro gazetesi Fransız halkının intibalarını manşetinden şöyle yorumluyordu:
Osmanlı Sultanı Fransızların kalbini de beraberinde götürüyor..."
Esheen asli; bu kitabı en yakın zamanda kendi kitaplığınıza eklemenizi tavsiye ediyorum.
"Bütün Avrupa'nın gündemini oluşturan bu gezi Paris'te başlayarak Almanya, Belçika, Avusturya ve İngiltere'ye kadar devam etti. Sultan Abdülaziz Paris'ten ayrılırken Le Figaro gazetesi Fransız halkının intibalarını manşetinden şöyle yorumluyordu:
Osmanlı Sultanı Fransızların kalbini de beraberinde götürüyor..."
Esheen asli; bu kitabı en yakın zamanda kendi kitaplığınıza eklemenizi tavsiye ediyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Etiketler
- Aksesuar (2)
- Alexandre Birman (1)
- Araba (1)
- Asaf Avidan (1)
- Ayakkabı (3)
- Ayşe Rodoslu (1)
- Balmain (1)
- Big Chefs (1)
- Bonnyfood (1)
- Bottega Veneta (2)
- Burberry (1)
- Chanel (2)
- Colbert Festivali (1)
- Çanta (1)
- Çeşme (1)
- Çizme (3)
- Dsquared2 (1)
- Erkek (2)
- Estetik (3)
- Ev (1)
- Fendi (1)
- Feniks (1)
- Gelin (1)
- Gezi (2)
- Gianvito Rossi (1)
- Giorgio Armani (1)
- Givenchy (1)
- Gözlük (2)
- Guiseppe Zanotti (1)
- Güzellik (4)
- HM (1)
- Hunter (1)
- İsabel Marant (2)
- İstanbul (4)
- İstanbul Modern (1)
- İstinye Park (1)
- Jimmy Choo (2)
- Jolly Joker (1)
- Kapadokya (1)
- Kawamura Ganjavian (1)
- Kemer (1)
- Kitap (4)
- Kolye (1)
- Konser (3)
- Kültür-Sanat (2)
- Laurent Gounelle (1)
- Louis Vuitton (1)
- Maison Martin Margiela (1)
- Marc Jacobs (1)
- Matthew Quick (1)
- mercan (1)
- MercedesBenz fashion week (1)
- Moda (14)
- Modumuz (2)
- Moet İce İmperial (1)
- New Balance (1)
- Nissan (1)
- Nişantaşı (1)
- Oje (1)
- One Day (1)
- Ostrich Pillow (1)
- Paulo Coelho (1)
- pegasus (1)
- Reckoning Song (1)
- Sağlık (1)
- Silver Lining (1)
- Siyah Beyaz (1)
- Sneaker (1)
- Sting (1)
- Şapka (1)
- Takı (1)
- Tom Ford (1)
- Ugg (1)
- Ultherapy (1)
- Umut Işığım (1)
- Valentin Yudashkin (1)
- Valentine's Day (1)
- Victoria Beckham (1)
- Yemek-İçmek (4)
- yoga (1)







